Koroner anjiyografi, kalp damarlarının görüntülenmesinde kullanılan en temel ve güvenilir tanı yöntemidir. Bu işlem sayesinde hekimler, kalp kasını besleyen koroner arterlerdeki daralma, tıkanıklık veya yapısal bozuklukları doğrudan gözlemleyebilmektedir. Günümüz kardiyoloji pratiğinde vazgeçilmez bir yere sahip olan koroner anjiyografi, hem tanısal hem de tedavi planlaması açısından kritik bilgiler sunmaktadır. Dünya genelinde yılda milyonlarca hastaya uygulanan bu işlem, kalp hastalıklarının erken tanısı ve tedavisinde hayati rol oynamaktadır.

Koroner Anjiyografinin Tarihsel Gelişimi ve Önemi

Koroner anjiyografinin kökleri 1950'li yıllara dayanmaktadır. İlk kez 1958 yılında Dr. Mason Sones tarafından Cleveland Clinic'te tesadüfi olarak gerçekleştirilen bu işlem, kardiyoloji dünyasında devrim niteliğinde bir gelişme olmuştur. O dönemde kalp damarlarının canlı görüntülenmesi hayal bile edilemezken, bugün bu yöntem standart kardiyoloji pratiğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte anjiyografi cihazları sürekli gelişmiştir. Dijital görüntüleme sistemleri, düşük doz radyasyon teknolojisi ve yüksek çözünürlüklü ekranlar, işlemin hem güvenliğini hem de tanısal değerini artırmıştır. Flat panel dedektör teknolojisi sayesinde günümüzde çok daha az radyasyon ile çok daha kaliteli görüntüler elde edilebilmektedir. Merkezimizde kullanılan son teknoloji anjiyografi laboratuvarı, hastalarımıza en kaliteli görüntüleme hizmetini sunmaktadır.

Koroner Anjiyografi Hangi Durumlarda Yapılır?

Koroner anjiyografi birçok farklı klinik durumda endike olmaktadır. Akut koroner sendrom şüphesi olan hastalarda acil anjiyografi hayat kurtarıcıdır. Stabil angina pektoris tanısı alan ve medikal tedaviye rağmen yakınmaları devam eden hastalarda da anjiyografi planlanır. Efor testi veya miyokard perfüzyon sintigrafisinde iskemi saptanan olgularda koroner anatomiyi değerlendirmek gerekir.

Kalp yetmezliği etiyolojisinde iskemik kalp hastalığının araştırılması, kapak cerrahisi öncesi koroner değerlendirme ve atipik göğüs ağrısı şikayetlerinde tanısal amaçlı anjiyografi yapılabilir. Kardiyak arrest sonrası resüsitasyon uygulanan hastalarda da koroner arter hastalığının dışlanması amacıyla anjiyografi önerilmektedir.

İşlem Öncesi Hazırlık Süreci

Koroner anjiyografi öncesinde hastanın detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. İşlemden önce yapılan kan testleri arasında tam kan sayımı, böbrek fonksiyon testleri (kreatinin, üre), karaciğer fonksiyon testleri, kanama-pıhtılaşma parametreleri (PT, INR, aPTT) ve tiroid fonksiyon testleri yer alır. Özellikle böbrek fonksiyonları, kullanılacak kontrast madde nedeniyle büyük önem taşımaktadır.

Allerji öyküsü mutlaka sorgulanmalıdır. Daha önce kontrast madde allerjisi yaşamış hastalar, iyot allerjisi olan bireyler ve astım hastaları yüksek risk grubunda kabul edilir. Bu hastalara işlem öncesi steroid ve antihistaminik profilaksisi uygulanır. Diyabet hastalarında metformin kullanımı işlemden 48 saat önce kesilmeli ve böbrek fonksiyonları normal görüldükten sonra tekrar başlanmalıdır.

İşlem sabahı hastanın aç kalması gerekmektedir. Genellikle 6-8 saatlik açlık süresi yeterlidir. Düzenli kullandığı ilaçlar konusunda önceden hekim bilgilendirilmeli ve gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda işlem öncesi ilaç kesimi veya dozaj ayarlaması gerekebilmektedir. Warfarin kullanan hastalarda INR değerinin uygun aralıkta olması sağlanmalıdır.

Koroner Anjiyografi Nasıl Uygulanır?

İşlem, anjiyografi laboratuvarında steril koşullarda gerçekleştirilir. Hasta işlem masasına yatırıldıktan sonra EKG monitörizasyonu, tansiyon takibi ve pulse oksimetri ile yakın izlem başlatılır. Giriş bölgesi sterilize edilir ve lokal anestezi uygulanır. Günümüzde en sık tercih edilen giriş yolu kol bileğindeki radial arterdir. Bu yöntem sayesinde hastalar işlem sonrası hemen ayağa kalkabilmekte ve daha kısa sürede taburcu olabilmektedir.

Damar içine yerleştirilen özel kateter, floroskopi rehberliğinde kalbe doğru ilerletilir. Kateter ucu sırasıyla sol ve sağ koroner arter ağızlarına konumlandırılır. Her pozisyonda kontrast madde verilerek damarların farklı açılardan görüntülenmesi sağlanır. Tüm bu süreç gerçek zamanlı olarak ekranda izlenir ve dijital olarak kaydedilir. Deneyimli bir kardiyolog için tanısal işlem ortalama 15-30 dakika sürmektedir.

Anjiyografide Değerlendirilen Bulgular

Koroner anjiyografi sırasında hekimler birçok önemli parametreyi değerlendirmektedir. Koroner arterlerdeki darlık derecesi, darlığın lokalizasyonu, lezyon uzunluğu, plak yapısı, kireçlenme durumu, damar çapları ve kollateral dolaşım bunların başında gelmektedir. Darlık oranı genellikle yüzde olarak ifade edilir ve tedavi kararını doğrudan etkiler.

Sol ana koroner arter darlıkları özellikle kritik öneme sahiptir çünkü bu damar kalbin büyük bölümünü beslemektedir. Üç damar hastalığı tanımı, tüm ana koroner arterlerde anlamlı darlık bulunmasını ifade eder. SYNTAX skoru gibi skorlama sistemleri, koroner arter hastalığının kompleksitesini değerlendirmek ve revaskülarizasyon stratejisini belirlemek için kullanılmaktadır.

Radial ve Femoral Girişim Karşılaştırması

Koroner anjiyografide iki temel giriş yolu kullanılmaktadır: kol bileğinden radial yaklaşım ve kasıktan femoral yaklaşım. Her iki yöntemin de kendine özgü avantajları bulunmaktadır ve tercih hastaya göre bireyselleştirilmelidir.

Radial yaklaşım, hasta konforu açısından belirgin üstünlüğe sahiptir. İşlem sonrası uzun süreli yatak istirahati gerektirmez, kanama komplikasyonu riski düşüktür ve hastalar genellikle aynı gün taburcu olabilmektedir. Major vasküler komplikasyon ve transfüzyon gerektiren kanama oranları femoral yola göre anlamlı düşüktür. Bu nedenle günümüzde çoğu merkezde öncelikli tercih radial erişimdir.

Femoral yaklaşım ise bazı özel durumlarda tercih edilmektedir. Radial arterin çok ince olduğu, daha önce kullanılmış veya tıkalı olduğu hastalarda femoral erişim gerekli olabilir. Ayrıca bazı kompleks girişimlerde ve mekanik destek cihazı gerektiren durumlarda femoral yol daha geniş kateter kullanımına izin vermektedir. Kronik total oklüzyon girişimlerinde de femoral erişim tercih edilebilmektedir.

İşlem Sonrası Bakım ve Takip

Anjiyografi sonrası hastanın birkaç saat gözlem altında kalması gerekmektedir. Radial girişim yapılan hastalarda TR Band veya benzeri hemostaz cihazları kullanılır. Bu bandaj 2-4 saat sonra kademeli olarak gevşetilir ve genellikle aynı gün taburculuk mümkündür. Femoral girişim sonrasında ise manuel kompresyon veya vasküler kapatma cihazları kullanılır. Genellikle 4-6 saat yatak istirahati önerilmekte ve bir gece hastanede kalış gerekebilmektedir.

İşlem sonrası hastaya bol sıvı tüketmesi önerilir. Bu, kontrast maddenin böbreklerden atılmasını hızlandırır ve kontrast nefropatisi riskini azaltır. Giriş bölgesinde oluşabilecek morluk veya hafif ağrı normal kabul edilir ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Ancak şiddetli ağrı, büyüyen şişlik veya aktif kanama durumunda derhal hekime başvurulmalıdır.

Komplikasyonlar ve Risk Faktörleri

Koroner anjiyografi, deneyimli ellerde oldukça güvenli bir işlemdir. Ciddi komplikasyon oranı yüzde birin altındadır. En sık karşılaşılan minör sorunlar giriş bölgesinde kanama, hematom veya ekimozdur. Bunlar genellikle konservatif tedavi ile birkaç hafta içinde iyileşir.

Nadir görülen ancak ciddi olabilen komplikasyonlar arasında kontrast nefropatisi, kontrast allerjisi, arteriyel disseksiyon, koroner arter spazmı, aritmiler, tromboembolizm ve vasovagal reaksiyon sayılabilir. Koroner arter perforasyonu ve kardiyak tamponad çok nadir görülür ancak hayatı tehdit edici olabilir. Bu risklerin minimize edilmesi için işlem öncesi değerlendirme ve deneyimli ekip kritik öneme sahiptir.

Anjiyografi Sonrası Tedavi Seçenekleri

Anjiyografi sonuçlarına göre farklı tedavi yaklaşımları planlanabilir. Normal koroner arterler veya hemodinamik olarak anlamlı olmayan hafif darlıklar saptanan hastalarda optimal medikal tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Risk faktörlerinin kontrolü, egzersiz ve beslenme düzenlemesi bu yaklaşımın temelini oluşturur.

Orta-ileri derecede darlıklarda perkütan koroner girişim veya koroner bypass cerrahisi gündeme gelebilir. Perkütan koroner girişim, uygun lezyonlarda anjiyografi ile aynı seansta veya planlı olarak daha sonra uygulanabilir. Balon anjiyoplasti ve ilaç salınımlı stent implantasyonu bu kategoride yer alır. Koroner bypass ameliyatı ise genellikle sol ana koroner darlığı, üç damar hastalığı veya kompleks lezyonları olan hastalarda tercih edilmektedir.

Merkezimizde Koroner Anjiyografi Hizmeti

Koru Kalp Merkezi olarak, son teknoloji anjiyografi laboratuvarımızda deneyimli ekibimizle 7/24 hizmet vermekteyiz. Flat panel dedektör teknolojisi sayesinde düşük radyasyon dozu ile yüksek kaliteli görüntüler elde edilmektedir. Radial öncelikli yaklaşımımız sayesinde hastalarımız minimum rahatsızlıkla işlemlerini tamamlamaktadır.

Anjiyografi öncesi detaylı hasta değerlendirmesi, işlem sırasında konforlu ve güvenli bir ortam ve işlem sonrası yakın takip merkezimizin temel prensipleridir. Her hasta için bireyselleştirilmiş tedavi planı oluşturularak en uygun tedavi seçeneği multidisipliner kalp ekibi tarafından belirlenmektedir. Akut koroner sendrom hastalarında primer perkütan koroner girişim başarıyla uygulanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

  • Koroner anjiyografi ağrılı bir işlem midir? Lokal anestezi sayesinde işlem sırasında ağrı hissedilmez. Sadece iğne girişi sırasında hafif bir batma hissi olabilir. Kontrast madde verildiğinde geçici sıcaklık hissi normal kabul edilir.
  • İşlem ne kadar sürer? Diagnostik koroner anjiyografi ortalama 15-30 dakika sürmektedir. Girişimsel işlem (stent) eklenirse süre uzayabilir.
  • Ne zaman normal hayata dönebilirim? Radial girişim sonrası genellikle 1-2 gün içinde normal aktivitelere dönülebilir. Ağır kaldırma birkaç gün kaçınılmalıdır.
  • Kontrast madde zararlı mıdır? Modern kontrast maddeler oldukça güvenlidir. Böbrek fonksiyonları normal hastalarda ciddi sorun beklenmez. Riskli hastalarda koruyucu önlemler alınır.
  • Anjiyografi ne sıklıkla tekrarlanmalıdır? Rutin tekrar gerekmez. Sadece yeni yakınmalar, stent içi restenoz şüphesi veya stres testi anormalliği durumunda gerekebilir.

Koroner anjiyografi, kalp damar hastalıklarının tanısında altın standart olmaya devam etmektedir. Teknolojik gelişmeler sayesinde işlem güvenliği ve hasta konforu sürekli artmaktadır. Göğüs ağrısı, nefes darlığı veya efor kapasitesinde azalma yaşayan hastaların mutlaka kardiyoloji değerlendirmesinden geçmesi ve gerektiğinde anjiyografi ile kesin tanıya ulaşması büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ve uygun tedavi ile kalp hastalıklarına bağlı ölüm ve sakatlıklar önemli ölçüde önlenebilmektedir.