Aort anevrizması, vücudun en büyük ana damarı olan aortun anormal genişlemesidir ve tedavi edilmediğinde yırtılma (rüptür) riski taşıyan ciddi bir durumdur. Aort, kalpten çıkan ve tüm vücuda oksijenli kan taşıyan hayati bir arterdir. Bu damardaki anormal genişleme, zamanla ilerleyebilir ve hayatı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir. Erken tanı ve uygun tedavi, aort anevrizmasının yönetiminde hayati öneme sahiptir.
Aort Anatomisi ve Anevrizma Tanımı
Aort, kalbin sol karıncığından çıkar, göğüs boşluğunda yükselir (çıkan aort), kavislenir (arkus aorta) ve karın boşluğuna doğru iner (inen aort ve abdominal aort). Normal aort çapı, vücut bölgesine göre değişir: çıkan aort 3-3.5 cm, inen torasik aort 2.5-3 cm, abdominal aort 2-2.5 cm civarındadır.
Anevrizma, aort çapının normal değerin %50'sinden fazla artması olarak tanımlanır. Lokalizasyona göre torasik aort anevrizması (TAA) ve abdominal aort anevrizması (AAA) olarak sınıflandırılır. Torakoabdominal anevrizma, hem torasik hem abdominal segmentleri tutabilir. Anevrizma şekline göre fuziform (yaygın, iğ şeklinde) veya sakküler (kesemsi, fokal) olabilir.
Risk Faktörleri ve Etiyoloji
Ateroskleroz, aort anevrizmasının en sık nedenidir. Hipertansiyon, sigara kullanımı, hiperlipidemi ve ileri yaş, anevrizma gelişiminde önemli risk faktörleridir. Aile öyküsü, genetik yatkınlığı düşündürür ve tarama önerisini güçlendirir. Erkek cinsiyet, özellikle AAA için belirgin bir risk faktörüdür.
Genetik bağ dokusu hastalıkları, genç yaşta anevrizma gelişimine yol açar. Marfan sendromu, Ehlers-Danlos sendromu (vasküler tip), Loeys-Dietz sendromu ve Turner sendromu bunlar arasındadır. Biküspit aort kapak, çıkan aort anevrizması ile sık birlikte görülür. Enfeksiyon (mikotik anevrizma) ve inflamasyon (aortit) nadir ancak önemli nedenlerdir.
Klinik Prezentasyon
Aort anevrizmaları çoğunlukla asemptomatiktir ve tesadüfen (görüntüleme tetkiklerinde) tespit edilir. Semptomlar, anevrizmanın lokalizasyonuna ve boyutuna bağlı olarak değişir. Göğüs veya sırt ağrısı, büyüyen anevrizmanın çevre dokulara basısı veya duvar gerilimi ile ilişkili olabilir.
Kompresyon semptomları arasında ses kısıklığı (rekürren laringeal sinir basısı), yutma güçlüğü (özofagus basısı), nefes darlığı (trakea basısı) ve superior vena kava sendromu sayılabilir. AAA, pulsatil abdominal kitle olarak palpe edilebilir. Rüptür veya diseksiyon durumunda ani şiddetli ağrı, hipotansiyon ve şok tablosu gelişir.
Tanı ve Görüntüleme
Aort anevrizmasının tanısı görüntüleme yöntemleri ile konur. Transtorasik ekokardiyografi, aort kökü ve çıkan aortun proksimalini değerlendirmede kullanılır. Kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT anjiyografi), aortun tüm segmentlerini yüksek çözünürlükle görüntüler ve preoperatif planlamada altın standarttır.
Manyetik rezonans anjiyografi (MRA), radyasyon içermemesi ve tekrarlayan takiplerde avantajı nedeniyle tercih edilebilir. Kontrast nefropatisi riski olan hastalarda kontrastsız MRA protokolleri uygulanabilir. Transözofageal ekokardiyografi (TEE), inen torasik aort ve diseksiyon değerlendirmesinde değerlidir.
Anevrizma Takibi ve Rüptür Riski
Küçük anevrizmalar, düzenli görüntüleme ile takip edilir. Büyüme hızı (genellikle yılda <5 mm) ve maksimum çap, rüptür riskini belirler. Abdominal aort anevrizmasında 5.5 cm, torasik aort anevrizmasında 5.5-6.0 cm (Marfan'da daha düşük) cerrahi eşik olarak kabul edilir.
Takip sıklığı çapa göre belirlenir: 3-3.9 cm anevrizma 3 yılda bir, 4-4.4 cm yılda bir, 4.5-5.4 cm 6 ayda bir görüntülenir. Hızlı büyüme (>1 cm/yıl) veya semptom gelişimi, erken müdahale gerektirir. Rüptür mortalitesi %80-90 civarındadır, bu nedenle elektif onarım tercih edilir.
Medikal Tedavi
Tüm aort anevrizması hastaları agresif risk faktörü modifikasyonu almalıdır. Kan basıncı kontrolü, anevrizma progresyonunu yavaşlatmada kritiktir. Beta blokerler, aortik duvar stresini azaltmada özellikle Marfan sendromunda faydalıdır. ACE inhibitörleri ve ARB'ler de tercih edilebilir. LDL kolesterol <70 mg/dL hedeflenir.
Sigaranın bırakılması zorunludur; sigara, anevrizma büyümesini hızlandırır ve rüptür riskini artırır. Florokinolon grubu antibiyotikler, aort diseksiyonu ve rüptür riski nedeniyle kaçınılmalıdır. Düzenli aerobik egzersiz önerilirken, ağır kaldırma ve izometrik egzersizlerden kaçınılmalıdır.
Endovasküler Anevrizma Onarımı (EVAR/TEVAR)
Endovasküler anevrizma onarımı, minimal invaziv bir yaklaşımdır ve uygun anatomiye sahip hastalarda tercih edilmektedir. Kasık damarlarından girilerek stent-greft, anevrizma bölgesine yerleştirilir ve kan akımı yeniden yönlendirilir. EVAR (endovascular aortic repair) abdominal, TEVAR (thoracic endovascular aortic repair) torasik anevrizmalar için kullanılır.
Endovasküler onarımın avantajları arasında daha az invaziv olması, daha kısa hastane kalışı, daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme sayılabilir. Yüksek riskli hastalarda cerrahi mortaliteyi azaltır. Dezavantajları arasında endoleak (greft etrafından kaçak), migrasyon ve uzun dönem dayanıklılık endişeleri yer alır. Düzenli görüntüleme takibi zorunludur.
Açık Cerrahi Onarım
Açık cerrahi onarım, anevrizmatik segmentin sentetik greft ile değiştirilmesidir. Abdominal anevrizmada laparotomi veya retroperitoneal yaklaşım kullanılır. Torasik anevrizmada torakotomi veya sternotomi gerekir. Kardiyopulmoner bypass ve derin hipotermi, arkus aorta cerrahisinde gerekli olabilir.
Açık cerrahinin avantajları arasında uzun dönem dayanıklılık, düşük reintervansyon oranı ve anatomik sınırlamaların olmaması sayılabilir. Dezavantajları arasında daha yüksek perioperatif morbidite ve mortalite, daha uzun iyileşme süresi ve yoğun bakım ihtiyacı yer alır. Genç, düşük riskli hastalarda tercih edilebilir.
Acil Durumlar: Rüptür ve Diseksiyon
Aort rüptürü, hayatı tehdit eden bir acil durumdur. Ani şiddetli göğüs, sırt veya karın ağrısı, hipotansiyon ve şok belirti ve bulgularıdır. Hastane öncesi mortalite yüksektir. Acil cerrahi veya endovasküler onarım gerekir.
Aort diseksiyonu, aort duvar katmanlarının ayrılmasıdır ve ayrı bir patoloji olmasına rağmen anevrizma zemininde gelişebilir. Stanford Tip A diseksiyon (çıkan aort tutulumu) acil cerrahi endikasyonudur. Tip B diseksiyon (inen aort) genellikle medikal tedavi ile yönetilir; komplike vakalarda TEVAR uygulanabilir.
Koru Kalp Merkezi'nde Aort Anevrizması Tedavisi
Merkezimiz, aort anevrizması tanı ve tedavisinde kapsamlı hizmet sunmaktadır. Modern görüntüleme teknolojileri ile doğru tanı konulmakta, hibrit ameliyathane altyapısı ile hem endovasküler hem açık cerrahi seçenekler uygulanmaktadır. Deneyimli kalp damar cerrahisi ekibimiz, her hasta için en uygun tedavi stratejisini belirlemektedir.
Aort anevrizması tanısı olan veya şüphesi bulunan hastalar, değerlendirme ve tedavi planlaması için merkezimize başvurabilirler. Düzenli takip ve zamanında müdahale, rüptür gibi hayatı tehdit eden komplikasyonların önlenmesinde hayati önem taşımaktadır.
Sonuç
Aort anevrizması, sessiz bir katil olarak bilinir çünkü çoğunlukla rüptür anına kadar semptomsuz seyreder. Risk faktörü taşıyan bireylerin taranması, anevrizma saptananların düzenli takibi ve uygun zamanda müdahale, sağkalımı önemli ölçüde artırır. Endovasküler ve açık cerrahi seçenekler, hastaya özgü faktörlere göre değerlendirilmeli ve multidisipliner yaklaşımla tedavi planlanmalıdır.