Elektrofizyolojik çalışma, kalbin elektriksel aktivitesinin detaylı olarak incelenmesini sağlayan ileri düzey bir tanı ve tedavi yöntemidir. Ritim bozuklukları ile başvuran hastaların değerlendirilmesinde kritik rol oynayan bu işlem, aritmi kaynaklarının belirlenmesi, mekanizmasının aydınlatılması ve tedavi stratejisinin planlanması açısından vazgeçilmez öneme sahiptir. Modern elektrofizyoloji laboratuvarlarında gerçekleştirilen bu işlem, birçok hastada aritminin kalıcı tedavisini de mümkün kılmaktadır.
Kalbin Elektriksel Sistemi ve İleti Mekanizması
Kalp, kendi elektriksel sistemine sahip benzersiz bir organdır. Bu sistem, kalbin düzenli ve koordineli bir şekilde kasılmasını sağlar. Sağ kulakçıkta bulunan sinoatriyal (SA) düğüm, kalbin doğal pili olarak görev yapar ve dakikada 60-100 arası elektriksel uyarı üretir. Bu uyarılar özel ileti yolları aracılığıyla tüm kalp kasına yayılarak düzenli kasılmaları sağlar.
Elektriksel uyarı önce her iki kulakçığa yayılarak atriyal kasılmayı başlatır. Ardından atriyoventriküler (AV) düğümde kısa bir gecikme yaşar ki bu gecikme, kulakçıkların kanı karıncıklara pompalayabilmesi için gereklidir. AV düğümden geçen uyarı, His demeti ve dalları aracılığıyla karıncıklara ulaşır. Purkinje lifleri sayesinde uyarı tüm karıncık kasına homojen olarak dağılır. Bu sistemdeki herhangi bir aksaklık, farklı tipte ritim bozukluklarına yol açabilmektedir.
Elektrofizyolojik Çalışmanın Endikasyonları
Bu ileri tetkik, belirli endikasyonlar dahilinde uygulanmaktadır. Tekrarlayan çarpıntı atakları yaşayan ve standart tetkiklerle (EKG, Holter, event recorder) tanı konulamayan hastalar öncelikli adaylardır. Çarpıntının başlangıç ve bitişinin ani olması, düzenli veya düzensiz olması, eşlik eden yakınmalar (baş dönmesi, göz kararması, bayılma hissi) elektrofizyolojik çalışma gereksinimini artıran faktörlerdir.
Senkop (bayılma) öyküsü olan ve kardiyak aritmi şüphesi taşıyan vakalarda EPS kritik bilgiler sağlamaktadır. Özellikle yapısal kalp hastalığı olan bireylerde açıklanamayan senkop, hayatı tehdit eden aritmi belirtisi olabilir. Wolff-Parkinson-White sendromu gibi aksesuar yol kaynaklı aritmilerde EPS hem tanı hem de tedavi amacıyla kullanılır. Bu sendromda yüzey EKG'de delta dalgası görülmesi tanıyı düşündürür ancak EPS ile aksesuar yolun lokalizasyonu, özellikleri ve risk değerlendirmesi yapılır.
Ventriküler taşikardi veya ani kardiyak arrest geçirmiş hastalarda elektrofizyolojik değerlendirme mutlaka yapılmalıdır. Bu hastalarda aritmi indüklenebilirliğinin tespiti, ICD (implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör) endikasyonunu ve programlamasını belirler. Ayrıca kalp pili veya defibrilatör implantasyonu planlanan hastalarda EPS yol gösterici olmaktadır.
İşlem Öncesi Kapsamlı Değerlendirme
Elektrofizyolojik çalışma öncesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılması şarttır. Hastanın tüm tıbbi öyküsü, kullandığı ilaçlar, allerji durumu ve eşlik eden hastalıklar detaylıca sorgulanır. Bazı antiaritmik ilaçların (amiodaron, flekainid, propafenon, sotalol gibi) işlemden birkaç gün ile birkaç hafta önce kesilmesi gerekebilir. Bu ilaçlar elektriksel özellikleri değiştirerek çalışma sonuçlarını etkileyebilir veya aritmi indüksiyonunu engelleyebilir.
Laboratuvar tetkikleri arasında tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer fonksiyon testleri, tiroid fonksiyon testleri, elektrolitler ve pıhtılaşma parametreleri yer alır. Tiroid disfonksiyonu birçok aritminin tetikleyicisi olabilir. Ekokardiyografi ile kalp yapısı, kapak fonksiyonları ve sol ventrikül ejeksiyon fraksiyonu değerlendirilir. Yapısal kalp hastalığı varlığı, aritmi tipini ve prognozunu etkileyen önemli bir faktördür. Gerekirse koroner anjiyografi de işlem öncesi planlamaya dahil edilebilir.
Elektrofizyolojik Çalışma Tekniği
İşlem, özel donanımlı elektrofizyoloji laboratuvarında gerçekleştirilir. Bu laboratuvarlar, standart anjiyografi laboratuvarlarından farklı olarak gelişmiş elektrofizyoloji kayıt sistemleri, 3D haritalama ekipmanları ve ablasyon jeneratörleri ile donatılmıştır. Hasta hafif sedasyon altında rahat bir şekilde işleme alınır. Bilinç açıktır ancak hasta rahatlatılmıştır.
Kasık damarlarından (femoral ven) ve gerektiğinde boyun (internal juguler) veya kol damarlarından (subklavyen) özel elektrot kateterler yerleştirilir. Genellikle 3-4 adet kateter kullanılır. Bu kateterler floroskopi rehberliğinde kalbin farklı bölgelerine konumlandırılır: yüksek sağ atriyum, His demeti bölgesi, koroner sinüs ve sağ ventrikül apeksi standart pozisyonlardır.
Kalp içine yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kalbin elektriksel aktivitesi kaydedilir. İntrakardiyak elektrogramlar denilen bu kayıtlar, yüzey EKG'den çok daha detaylı bilgi sağlar. Milisaniye hassasiyetinde ölçümler yapılarak ileti sisteminin her noktasındaki aktivasyon zamanları belirlenir.
Programlı Uyarı Protokolleri ve Aritmi İndüksiyonu
EPS'nin en önemli bileşenlerinden biri programlı elektriksel uyarıdır. Kateterlerin pacing özelliği kullanılarak kalbe kontrollü elektriksel uyarılar verilir. Bu sayede aritmilerin tetiklenmesi, karakterize edilmesi ve tedavi planlaması mümkün olur.
Atriyal programlı uyarı protokolü ile supraventriküler aritmiler araştırılır. Farklı hızlarda burst pacing ve ekstra uyarılar verilerek AVNRT, AVRT, atriyal flutter ve atriyal taşikardi indüklenmeye çalışılır. Ventriküler programlı uyarı protokolü ise ventriküler taşikardi veya fibrilasyon indüklenebilirliğini test eder. Ani kardiyak ölüm riski taşıyan hastalarda bu protokol hayati önem taşır.
Aritmi başlatılabilirse, kaynağı ve mekanizması detaylıca incelenir. Reentry, otomasisi artmış odak veya tetiklenmiş aktivite mekanizmaları ayırt edilir. Aritmi sırasında entrainment manevraları ile kritik bölgeler haritalanır. Gerektiğinde aynı seansta ablasyon tedavisi de uygulanabilir.
Üç Boyutlu Haritalama Sistemleri
Modern elektrofizyoloji laboratuvarları, üç boyutlu haritalama teknolojisi ile donatılmıştır. CARTO, EnSite NavX ve Rhythmia gibi sistemler, kalbin anatomik modelini oluşturur ve elektriksel aktiviteyi bu model üzerinde görselleştirir. Bu sayede aritmi kaynakları santimetre altı hassasiyetle lokalize edilebilir.
Üç boyutlu haritalama, hem işlem süresini kısaltır hem de başarı oranını artırır. Ayrıca floroskopi kullanımını azaltarak radyasyon maruziyetini minimalize eder. Aktivasyon haritaları, voltaj haritaları ve propagasyon haritaları gibi farklı görselleştirme modları, karmaşık aritmilerin bile anlaşılmasını kolaylaştırır. Merkezimizde son nesil haritalama sistemleri kullanılarak hastalarımıza en ileri tedavi seçenekleri sunulmaktadır.
EPS Sırasında Değerlendirilen Temel Parametreler
Elektrofizyolojik çalışmada birçok önemli parametre ölçülür ve kaydedilir. Sinoatriyal düğüm fonksiyonu, intrinsik kalp hızı, sinoatriyal ileti zamanı ve sinüs düğümü toparlanma zamanı değerlendirilir. Bu parametreler hasta sinüs sendromu tanısında kritiktir.
Atriyoventriküler ileti kapasitesi detaylıca incelenir. Wenckebach noktası (AV nodun en yüksek ileti kapasitesi), AV nodal efektif refrakter periyod ve His-ventrikül ileti zamanı ölçülür. His demeti iletim süreleri olan AH (atriyum-His) ve HV (His-ventrikül) intervalleri, ileti sistemi hastalıklarının lokalizasyonunda kullanılır. HV intervalinin 100 ms üzerinde olması yüksek derece AV blok riski gösterir.
Atriyal ve ventriküler efektif refrakter periyotlar belirlenir. Aksesuar yol varlığında bu yolun antegrad ve retrograd ileti özellikleri, efektif refrakter periyodu ve lokalizasyonu saptanır. Kısa refrakter periyodlu aksesuar yollar, atriyal fibrilasyon sırasında hayatı tehdit eden hızlı ventriküler yanıta yol açabilir.
Tanısal EPS ve Ablasyon İlişkisi
Günümüzde tanısal EPS çoğunlukla ablasyon tedavisi ile kombine edilmektedir. Aritmi kaynağı belirlendikten sonra aynı seansta radyofrekans veya kriyoablasyon uygulanarak kesin tedavi sağlanır. Bu yaklaşım hastanın birden fazla işleme maruz kalmasını önler, maliyet-etkindir ve hasta memnuniyetini artırır.
Bazı durumlarda ise sadece tanısal çalışma yapılır. Kompleks anatomiye sahip vakalarda, çoklu aritmi mekanizmalarında veya hasta ile paylaşılan karar sürecinde sadece tanısal bilgi edinmek tercih edilebilir. Ani kardiyak ölüm risk değerlendirmesinde de bazen yalnızca tanısal EPS yeterlidir. Ablasyon kararı, tüm veriler değerlendirildikten sonra planlanmış bir seansta uygulanabilir.
İşlem Sonrası Süreç ve Takip
Elektrofizyolojik çalışma sonrası hastanın birkaç saat yatak istirahatinde kalması gerekmektedir. Femoral ven ponksiyon bölgelerinin hemostazı sağlandıktan sonra hastalar genellikle aynı gün veya ertesi gün taburcu edilebilir. Ablasyon eklenen vakalarda takip süreci biraz daha uzun olabilir ve 24-48 saat hastanede kalış gerekebilir.
Taburculuk sonrası belirli aktivite kısıtlamaları önerilir. Ağır kaldırma ve yoğun fiziksel aktivite birkaç gün süreyle kaçınılmalıdır. Giriş bölgelerinde morarma normal kabul edilir. Antiaritmik ilaç kullanımı, EPS bulgularına göre düzenlenir. Başarılı ablasyon sonrası genellikle ilaçlar kesilebilir. Düzenli poliklinik kontrolleri ile EKG, Holter ve klinik değerlendirme yapılarak uzun dönem takip planlanır.
Komplikasyonlar ve Güvenlik Profili
Deneyimli merkezlerde elektrofizyolojik çalışma oldukça güvenli bir işlemdir. Ciddi komplikasyon oranı yüzde birin altındadır. En sık karşılaşılan sorunlar damar giriş bölgesinde kanama veya hematomdur. Bunlar genellikle konservatif tedavi ile birkaç hafta içinde iyileşir.
Nadir görülen komplikasyonlar arasında kardiyak tamponad (kalp zarında sıvı birikmesi), tromboembolizm (pıhtı atması), pulmoner ven stenozu (özellikle AF ablasyonu sonrası) ve ileti sistemi hasarı sayılabilir. AV nod ablasyonu veya yakınında yapılan işlemlerde kalıcı kalp pili gerektiren tam kalp bloğu riski mevcuttur. Bu risklerin minimize edilmesi için deneyimli ekip, uygun hasta seçimi ve modern teknoloji kritik öneme sahiptir.
Koru Kalp Merkezi'nde Elektrofizyoloji Hizmetleri
Merkezimiz, elektrofizyoloji alanında bölgenin önde gelen kuruluşlarından biridir. Son teknoloji elektrofizyoloji laboratuvarımız, üç boyutlu haritalama sistemleri, irrigasyonlu ablasyon kateterleri ve kriyoablasyon ekipmanları ile tam donanımlıdır. Deneyimli aritmi ekibimiz, yıllık yüzlerce elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon işlemini başarıyla gerçekleştirmektedir.
Her hasta için bireyselleştirilmiş yaklaşım benimsenmektedir. İşlem öncesi detaylı değerlendirme, işlem sırasında güvenlik önceliği ve işlem sonrası kapsamlı takip merkezimizin temel prensipleridir. Çarpıntı, bayılma, ritim bozukluğu veya aritmi şüphesi olan hastaları elektrofizyolojik değerlendirme için merkezimize bekliyoruz.
Sonuç ve Öneriler
Elektrofizyolojik çalışma, kalp ritim bozukluklarının tanı ve tedavisinde altın standart olmaya devam etmektedir. İleri teknoloji ve deneyimli ekiple gerçekleştirilen bu işlem, birçok hastada kür sağlayabilecek tedavi seçeneklerinin kapısını açmaktadır. Çarpıntı atakları, açıklanamayan bayılma, EKG'de ritim bozukluğu veya ani kardiyak ölüm aile öyküsü olan bireylerin mutlaka kardiyoloji ve aritmi uzmanı değerlendirmesinden geçmesi önerilmektedir. Erken tanı ve uygun tedavi ile aritmilere bağlı komplikasyonlar önlenebilir ve yaşam kalitesi önemli ölçüde artırılabilir.