Çocuk kalp cerrahisi (pediatrik kardiyak cerrahi), konjenital (doğuştan) kalp hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen son derece özelleşmiş bir cerrahi disiplindir. Doğuştan kalp hastalıkları, canlı doğumların yaklaşık %1'inde görülür ve en sık rastlanan konjenital anomali grubunu oluşturur. Erken tanı ve uygun cerrahi tedavi ile bu çocukların büyük çoğunluğu sağlıklı ve üretken yaşamlar sürdürebilmektedir.
Konjenital Kalp Hastalıklarının Epidemiyolojisi
Konjenital kalp hastalıkları (KKH), her 1000 canlı doğumda 8-10 oranında görülür. Bu, Türkiye'de her yıl yaklaşık 12.000-15.000 yeni KKH'lı bebeğin doğması anlamına gelir. Basit defektlerden (atriyal veya ventriküler septal defekt gibi) kompleks malformasyonlara (tek ventrikül, büyük arter transpozisyonu gibi) kadar geniş bir spektrum bulunmaktadır.
KKH'ların çoğunun nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, çevresel etkenler (enfeksiyonlar, ilaçlar, maternal diyabet) ve kromozomal anomaliler (Down sendromu, Turner sendromu) rol oynamaktadır. Fetal ekokardiyografi, doğum öncesi tanı imkanı sağlayarak planlı doğum ve erken müdahaleyi mümkün kılmaktadır.
Sık Görülen Konjenital Kalp Hastalıkları
Ventriküler septal defekt (VSD), en sık görülen konjenital kalp hastalığıdır. Sağ ve sol karıncıklar arasındaki duvarda açıklık bulunur. Küçük defektler spontan kapanabilir; büyük defektler kalp yetmezliği ve pulmoner hipertansiyona yol açabilir. Cerrahi veya transkateter kapatma uygulanabilir.
Atriyal septal defekt (ASD), kulakçıklar arasındaki duvar defektidir. Fallot tetralojisi, dört komponenti (VSD, pulmoner stenoz, overriding aort, sağ ventrikül hipertrofisi) olan siyanotik kalp hastalığıdır. Büyük arter transpozisyonu, aort ve pulmoner arterin yer değiştirdiği acil cerrahi gerektiren bir anomalidir. Aort koarktasyonu, aortun daralmasıdır. Patent duktus arteriozus, normalde doğumdan sonra kapanan fetal damar bağlantısının açık kalmasıdır.
Tanısal Değerlendirme
Ekokardiyografi, konjenital kalp hastalıklarının tanısında temel görüntüleme yöntemidir. Fetal ekokardiyografi ile 18-22. gebelik haftasından itibaren tanı konulabilir. Postnatal ekokardiyografi, anatomik detayları ve hemodinamik durumu değerlendirir. Transözofageal ekokardiyografi, ameliyat öncesi ve sırasında kullanılır.
Kardiyak kateterizasyon, hemodinamik ölçümler ve anjiyografik görüntüleme için uygulanır. BT ve MR anjiyografi, karmaşık anatomilerin üç boyutlu değerlendirmesinde değerlidir. Bu görüntüleme yöntemleri, cerrahi planlamada kritik bilgiler sağlar.
Cerrahi Tedavi Prensipleri
Çocuk kalp cerrahisi, anatomik düzeltme veya palyasyon amacıyla yapılabilir. Anatomik düzeltme (complete repair), defektin tamamen onarılması ve normal veya normale yakın fizyolojinin sağlanmasıdır. Palyatif prosedürler, hastayı stabilize eder ve definitif cerrahiye köprü sağlar.
Cerrahi zamanlama kritiktir. Acil cerrahi gerektiren durumlar (büyük arter transpozisyonu, obstrükte total pulmoner venöz dönüş anomalisi) doğumdan sonraki ilk günlerde opere edilmelidir. Elektif prosedürler, hastanın büyümesi ve optimal koşullar için planlanabilir. Staged approach (basamaklı yaklaşım), kompleks lezyonlarda birden fazla ameliyat gerektirir.
Kardiyopulmoner Bypass ve Miyokard Koruması
Çoğu çocuk kalp ameliyatı, kardiyopulmoner bypass (kalp-akciğer makinesi) kullanılarak gerçekleştirilir. Pediatrik bypass, yetişkinlerden farklı özelliklere sahiptir. Daha küçük priming volümü, farklı kanülasyon teknikleri ve hassas sıvı dengesi yönetimi gerekir.
Derin hipotermik sirkülatuar arrest (DHCA), kompleks arkus veya korektif cerrahilerde kullanılır. Vücut sıcaklığı 18-20°C'ye düşürülerek beyin koruması sağlanır. Regional cerebral perfusion, DHCA'ya alternatif olarak beyin perfüzyonunu sürdürür. Miyokard koruması, kardiyopleji solüsyonları ve soğutma ile sağlanır.
Spesifik Cerrahi Prosedürler
VSD kapatma, yama (patch) veya primer sütür ile gerçekleştirilir. ASD kapatma, benzer şekilde yapılır veya transkateter yöntemle tedavi edilebilir. Fallot tetralojisi onarımı, VSD kapatma ve sağ ventrikül çıkış yolu rekonstrüksiyonunu içerir. Arterial switch operasyonu, büyük arter transpozisyonunda aort ve pulmoner arterin yeniden yerleştirilmesidir.
Fontan prosedürü, tek ventrikül fizyolojisi olan hastalarda (hipoplastik sol kalp sendromu, triküspit atrezi) total kavopulmoner bağlantı oluşturur. Norwood prosedürü, hipoplastik sol kalp sendromunda ilk basamak cerrahi olarak uygulanır. Ross prosedürü, aort kapak hastalığında pulmoner otogreft kullanılır.
Postoperatif Bakım
Pediatrik kardiyak cerrahi sonrası yoğun bakım, özelleşmiş bilgi ve ekipman gerektirir. Hemodinamik monitörizasyon, mekanik ventilasyon, inotrop destek ve aritmilerin yönetimi temel bileşenlerdir. Düşük kardiyak output sendromu, pulmoner hipertansif kriz ve kanama başlıca komplikasyonlardır.
Beslenme desteği, enfeksiyon kontrolü ve ağrı yönetimi önemlidir. Aileler, bakım sürecine dahil edilmeli ve desteklenmelidir. Multidisipliner ekip (cerrah, kardiyolog, yoğun bakım uzmanı, hemşire, fizyoterapist, psikolog) koordineli çalışır.
Uzun Dönem Takip ve Yaşam Kalitesi
Konjenital kalp hastalığı olan çocukların çoğu, cerrahi sonrası normale yakın yaşamlar sürdürür. Ancak uzun dönem takip gereklidir. Rezidüel lezyonlar, aritmiler, ventrikül disfonksiyonu ve endokardit riski izlenmelidir. Gebelik öncesi danışmanlık, yetişkinliğe geçişte önemlidir.
Egzersiz kapasitesi ve yaşam kalitesi, çoğu hastada iyidir. Nörobilişsel gelişim ve psikososyal adaptasyon, bazı hastalarda etkilenebilir. Erişkin konjenital kalp hastalığı (ACHD) merkezleri, bu hastaların yaşam boyu takibini üstlenir.
Koru Kalp Merkezi'nde Çocuk Kalp Cerrahisi
Merkezimiz, konjenital kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde kapsamlı hizmet sunmaktadır. Deneyimli pediatrik kardiyoloji ve kalp cerrahisi ekibimiz, yenidoğan döneminden erişkinliğe kadar tüm yaş gruplarına hizmet vermektedir. Modern altyapı, pediatrik yoğun bakım ünitesi ve multidisipliner yaklaşım ile optimal sonuçlar hedeflenmektedir.
Sonuç
Çocuk kalp cerrahisi, konjenital kalp hastalıklarının tedavisinde hayat kurtarıcı ve yaşam değiştirici bir rol oynamaktadır. Cerrahi tekniklerdeki ilerlemeler, perioperatif bakımdaki gelişmeler ve uzun dönem takip programları sayesinde, bu çocukların büyük çoğunluğu sağlıklı yaşamlar sürdürebilmektedir. Erken tanı, uygun zamanlama ve deneyimli merkezlerde tedavi, optimal sonuçlar için kritik öneme sahiptir.